Ek Fanlı mı, Fansız mı Pişer? Fırın Kullanımında Hangisi Daha İyi?
Mutfakta bazen en basit görünen sorular, en uzun tartışmaları başlatabiliyor. Özellikle fırında kek, börek, kurabiye, et veya sebze hazırlarken karşımıza çıkan “Fanlı mı pişirmeli, fansız mı?” sorusu, herkesin farklı bir cevabının olduğu konulardan biri. Bir kişi fanlı ayarda her şeyin daha güzel kızardığını savunurken başka biri kekin fansız ayarda çok daha iyi kabardığını söylüyor. Üstelik her iki tarafın da kendi mutfağından verdiği örnekler var.
Benim dikkatimi çeken nokta şu: Aslında tartışmanın tek bir doğru cevabı yok. Çünkü fırının çalışma prensibi, yiyeceğin yapısı, kullanılan kalıp, tarifteki sıcaklık ve hatta fırının ne kadar dolu olduğu sonucu değiştirebiliyor. Dolayısıyla yalnızca alışkanlıklara dayanarak karar vermek yerine, fanın ne işe yaradığını ve hangi yiyeceklerde nasıl bir fark oluşturduğunu anlamak daha mantıklı.
Peki siz hangi ayarı kullanıyorsunuz? Kek yaparken fanı kapatıyor musunuz? Böreklerde fanlı ayarın daha iyi sonuç verdiğini düşünüyor musunuz? Gelin, konuyu hem teknik hem de günlük mutfak deneyimleri açısından değerlendirelim.
1. Fanlı ve Fansız Fırın Arasındaki Temel Fark Nedir?
Fanlı fırında, genellikle fırının arka bölümünde bulunan bir fan, sıcak havanın fırın içinde dolaşmasına yardımcı olur. Bu sistem, ısının yiyeceğin çevresine daha etkili biçimde taşınmasını sağlayarak pişmenin daha dengeli gerçekleşmesine katkıda bulunabilir. Ancak bu durum, her yiyeceğin fanlı ayarda mutlaka daha iyi pişeceği anlamına gelmez.
Fansız ayarda ise çoğunlukla alt ve üst ısıtıcılar kullanılır. Hava dolaşımı fanlı sisteme göre daha sınırlıdır ve yiyecek doğrudan ısı kaynaklarının oluşturduğu ortamda pişer. Bu yöntem, özellikle kabarması ve iç yapısının korunması önemli olan bazı hamur işlerinde avantaj sağlayabilir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Her fırının çalışma sistemi aynı değildir. Bazı modellerde fanlı pişirme sırasında dairesel bir ısıtıcı devreye girerken bazı modeller farklı kombinasyonlarla çalışır. Bu nedenle yalnızca fırının üzerinde fan simgesi bulunmasına bakarak bütün modellerin aynı performansı gösterdiğini düşünmemek gerekir.
Fanlı pişirmenin başlıca avantajları şunlardır:
- Sıcak havanın dolaşımını artırarak pişme farklarını azaltabilmesi.
- Birden fazla tepside pişirme yapılmasını kolaylaştırabilmesi.
- Yüzeydeki nemin uzaklaşmasını hızlandırarak kızarmaya yardımcı olabilmesi.
- Bazı yemeklerde pişirme süresini kısaltabilmesi.
Fansız pişirmenin avantajları ise yiyeceğe göre değişmekle birlikte, daha sakin bir ısı ortamı sağlaması ve bazı hassas hamur işlerinde istenen dokunun korunmasına yardımcı olmasıdır.
Kısacası, fanlı ayar daha hareketli bir sıcak hava dolaşımı sağlarken fansız ayar daha sınırlı hava hareketiyle pişirme yapar. Hangisinin iyi olduğu, hazırlanacak yiyeceğin ihtiyacına bağlıdır.
2. Kek Fanlı mı, Fansız mı Pişirilir?
Kek konusu, bu tartışmanın en çok karşılaşılan örneklerinden biridir. Geleneksel ev tariflerinde kekin çoğunlukla önceden ısıtılmış fırında, alt-üst ısıtma kullanılarak ve fansız ayarda pişirilmesi önerilir. Bunun temel nedeni, kek hamurunun pişme sırasında gaz üretimi, genleşme ve yapısının sabitlenmesi gibi aşamalardan geçmesidir.
Fan, sıcak havanın hareketini artırdığı için kekin yüzeyinin ve kenarlarının daha hızlı pişmesine neden olabilir. Bazı fırınlarda bu durum, kekin dış kısmının erken kabuk bağlamasına, yüzeyinin fazla kızarmasına veya nem kaybının artmasına yol açabilir. Ancak fanlı ayarda kekin kesinlikle kabarmayacağını söylemek de doğru değildir. Uygun sıcaklık, doğru tarif ve fırının özellikleriyle fanlı ayarda da başarılı sonuçlar alınabilir.
Örneğin, geniş ve sığ bir kek kalıbıyla pişirilen bir tarif ile derin bir baton kalıpta hazırlanan kek aynı şekilde davranmayabilir. Kalın hamur kütlesinin merkezinin pişmesi daha uzun sürerken dış yüzey daha erken renk alabilir. Böyle bir durumda sıcaklığın ve pişirme süresinin dikkatli ayarlanması önemlidir.
Evde kek yaparken uygulanabilecek pratik yaklaşım şudur:
- İlk denemede tarifin belirttiği ayarı kullanın.
- Tarif özel bir fanlı ayar önermiyorsa alt-üst ısıtma ve fansız pişirmeyi tercih edin.
- Fırın kapağını özellikle ilk pişme aşamalarında gereksiz yere açmayın.
- Pişme durumunu yalnızca üst renginden değerlendirmeyin; gerekirse kürdan testi yapın.
Burada benim yorumum şu: Kek konusunda fansız ayarı başlangıç noktası olarak almak mantıklıdır. Fakat aynı tarifi yıllardır fanlı ayarda yapıp başarılı sonuç alan birini de yanlış kabul etmemek gerekir. Fırınların sıcaklık dağılımı ve gerçek çalışma sıcaklıkları değişebilir. Önemli olan, kullanılan fırında tutarlı sonuç elde etmektir.
3. Börek, Poğaça ve Kurabiyede Hangi Ayar Daha İyi?
Böreklerde tercih, hamurun kalınlığına, iç harcın nemine ve istenen çıtırlığa göre değişir. İnce katmanlı bir börekte fanlı ayar, yüzeyin daha çabuk kurumasına ve çıtırlaşmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte, fanın fazla güçlü olduğu veya sıcaklığın yüksek tutulduğu durumlarda böreğin üstü erken kızarırken içi yeterince ısınmayabilir.
Poğaça gibi mayalı hamur işlerinde ise fansız alt-üst ayar, hamurun kabarmasına ve iç kısmının pişmesine yeterli zaman tanımak açısından iyi bir başlangıçtır. Fanlı pişirme de mümkündür; ancak yüzeyin erken renk alması ve nem kaybı kontrol edilmelidir.
Kurabiyelerde durum biraz farklıdır. İnce ve gevrek kurabiyeler için fanlı ayar, tepsi boyunca daha eşit kızarma sağlayabilir. Fakat tereyağlı, hassas veya yumuşak dokulu kurabiyelerde fanın etkisi tarife göre değişebilir. Kurabiyelerin boyutu, tepsinin rengi ve fırının sıcaklığı da sonucu etkiler.
Özellikle birden fazla tepsi kullanıldığında fanlı ayar avantaj sağlayabilir. Yine de bütün tepsilerin eşit pişeceği garanti değildir. Tepsilerin konumu, aralarındaki boşluk ve fırının hava dolaşımı önemlidir. Hava akışını engelleyecek biçimde tepsileri çok sık yerleştirmek, fanın sağladığı avantajı azaltabilir.
Burada şu soruyu sormak gerekiyor: Daha hızlı kızaran bir börek, gerçekten daha iyi pişmiş bir börek midir? Bence hayır. İyi sonuç yalnızca rengin güzelliğiyle değil, iç katmanların pişmesi, hamurun dokusu ve iç harcın sıcaklığıyla birlikte değerlendirilmelidir.
4. Et, Tavuk ve Sebzelerde Fan Kullanımı
Et, tavuk ve fırın sebzelerinde fanlı pişirme çoğu zaman kullanışlıdır. Hava dolaşımının artması, yüzeydeki nemin uzaklaşmasına ve kızarmanın gelişmesine yardımcı olabilir. Özellikle patates, havuç, kabak ve benzeri sebzelerde yüzeyin hafifçe kuruyup renk alması isteniyorsa fanlı ayar tercih edilebilir.
Ancak burada da önemli bir denge bulunur. Fanlı ayar, yiyeceğin yüzeyinden nem kaybını artırabilir. Küçük tavuk parçaları veya ince et dilimleri yüksek sıcaklıkta uzun süre pişirilirse kuruyabilir. Bu nedenle fan kullanımı, pişirme sıcaklığı ve süreyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bütün tavuk gibi büyük parçalar hazırlanırken dış yüzeyin kızarması, iç kısmın güvenli sıcaklığa ulaşmasıyla aynı şey değildir. Tavukta güvenliği yalnızca renginden veya suyunun berraklığından anlamaya çalışmak yerine, uygun bir gıda termometresi kullanmak daha güvenilir bir yöntemdir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), tavuk dahil bütün kümes hayvanları için iç sıcaklığın 74 °C'ye (165 °F) ulaşmasını önerir.
Fırında sebze hazırlarken ise fanlı ayar özellikle aynı boyutta kesilmiş sebzelerde yararlı olabilir. Yine de tepsiyi aşırı doldurmak sebzelerin kızarması yerine buharda yumuşamasına neden olabilir. Sebzeleri tek kat halinde yaymak, aralarında boşluk bırakmak ve gerekirse pişirme sırasında karıştırmak çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Dolayısıyla et ve sebzelerde fanlı ayarın avantajı daha çok yüzeyin kızarması ve sıcak hava dolaşımıyla ilgilidir. Fakat etin yumuşaklığı, iç sıcaklığı ve sebzelerin istenen dokusu da en az dış görünüş kadar önemlidir.
5. Fanlı Fırında Sıcaklık Kaç Derece Düşürülmeli?
Fanlı ve fansız ayarlar arasında geçiş yaparken en çok karıştırılan konulardan biri sıcaklıktır. Bir tarifte 180 °C yazıyorsa fanlı ayarda da mutlaka 180 °C kullanılması gerektiği düşünülmemelidir.
Birçok fırın üreticisi ve tarif kaynağı, fanlı pişirmede sıcaklığın yaklaşık 20 °C azaltılmasını başlangıç noktası olarak önerir. Örneğin, fansız ayarda 180 °C olarak verilen bir tarif, fanlı ayarda yaklaşık 160 °C ile denenebilir. Bununla birlikte bu, her fırında ve her tarifte geçerli kesin bir fizik kuralı değildir.
Sonucu etkileyen unsurlar arasında şunlar bulunur:
- Fırının gerçek sıcaklığı ile ekranda gösterilen sıcaklık arasındaki fark.
- Fanın gücü ve fırındaki hava akışının tasarımı.
- Tepsinin malzemesi ve rengi.
- Yiyeceğin miktarı, kalınlığı ve başlangıç sıcaklığı.
- Tarifin nem oranı ve istenen son doku.
Örneğin, ince bir kurabiye tepsisiyle derin bir kek kalıbı aynı sıcaklık ayarına aynı tepkiyi vermeyebilir. Bu nedenle sıcaklığı düşürmek kadar pişme süresini gözlemlemek de önemlidir.
Benim önerim, tarifin hangi fırın ayarına göre yazıldığını öncelikle kontrol etmek ve üreticinin kullanım kılavuzunu dikkate almaktır. Fanlı ayarda ilk denemeyi daha düşük sıcaklıkta yapmak, ardından sonuçlara göre küçük değişiklikler uygulamak genellikle daha kontrollü bir yöntemdir.
6. Erkeklerin ve Kadınların Fırın Kullanımına Bakış Açısı: Veriler mi, Deneyimler mi?
Bu konuya biraz da insanların mutfakta karar verme biçimleri açısından bakmak istiyorum. Bazen fırın tartışmalarında erkeklerin sıcaklık, süre, enerji tüketimi ve teknik özellikler üzerinden; kadınların ise tarifin sonucu, aileden öğrenilen yöntemler ve yemek deneyimleri üzerinden konuştuğu yönünde yorumlar yapılıyor. Ancak bu ayrımı kesin bir kural gibi görmek doğru değil.
Mutfakta bazen en basit görünen sorular, en uzun tartışmaları başlatabiliyor. Özellikle fırında kek, börek, kurabiye, et veya sebze hazırlarken karşımıza çıkan “Fanlı mı pişirmeli, fansız mı?” sorusu, herkesin farklı bir cevabının olduğu konulardan biri. Bir kişi fanlı ayarda her şeyin daha güzel kızardığını savunurken başka biri kekin fansız ayarda çok daha iyi kabardığını söylüyor. Üstelik her iki tarafın da kendi mutfağından verdiği örnekler var.
Benim dikkatimi çeken nokta şu: Aslında tartışmanın tek bir doğru cevabı yok. Çünkü fırının çalışma prensibi, yiyeceğin yapısı, kullanılan kalıp, tarifteki sıcaklık ve hatta fırının ne kadar dolu olduğu sonucu değiştirebiliyor. Dolayısıyla yalnızca alışkanlıklara dayanarak karar vermek yerine, fanın ne işe yaradığını ve hangi yiyeceklerde nasıl bir fark oluşturduğunu anlamak daha mantıklı.
Peki siz hangi ayarı kullanıyorsunuz? Kek yaparken fanı kapatıyor musunuz? Böreklerde fanlı ayarın daha iyi sonuç verdiğini düşünüyor musunuz? Gelin, konuyu hem teknik hem de günlük mutfak deneyimleri açısından değerlendirelim.
1. Fanlı ve Fansız Fırın Arasındaki Temel Fark Nedir?
Fanlı fırında, genellikle fırının arka bölümünde bulunan bir fan, sıcak havanın fırın içinde dolaşmasına yardımcı olur. Bu sistem, ısının yiyeceğin çevresine daha etkili biçimde taşınmasını sağlayarak pişmenin daha dengeli gerçekleşmesine katkıda bulunabilir. Ancak bu durum, her yiyeceğin fanlı ayarda mutlaka daha iyi pişeceği anlamına gelmez.
Fansız ayarda ise çoğunlukla alt ve üst ısıtıcılar kullanılır. Hava dolaşımı fanlı sisteme göre daha sınırlıdır ve yiyecek doğrudan ısı kaynaklarının oluşturduğu ortamda pişer. Bu yöntem, özellikle kabarması ve iç yapısının korunması önemli olan bazı hamur işlerinde avantaj sağlayabilir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Her fırının çalışma sistemi aynı değildir. Bazı modellerde fanlı pişirme sırasında dairesel bir ısıtıcı devreye girerken bazı modeller farklı kombinasyonlarla çalışır. Bu nedenle yalnızca fırının üzerinde fan simgesi bulunmasına bakarak bütün modellerin aynı performansı gösterdiğini düşünmemek gerekir.
Fanlı pişirmenin başlıca avantajları şunlardır:
- Sıcak havanın dolaşımını artırarak pişme farklarını azaltabilmesi.
- Birden fazla tepside pişirme yapılmasını kolaylaştırabilmesi.
- Yüzeydeki nemin uzaklaşmasını hızlandırarak kızarmaya yardımcı olabilmesi.
- Bazı yemeklerde pişirme süresini kısaltabilmesi.
Fansız pişirmenin avantajları ise yiyeceğe göre değişmekle birlikte, daha sakin bir ısı ortamı sağlaması ve bazı hassas hamur işlerinde istenen dokunun korunmasına yardımcı olmasıdır.
Kısacası, fanlı ayar daha hareketli bir sıcak hava dolaşımı sağlarken fansız ayar daha sınırlı hava hareketiyle pişirme yapar. Hangisinin iyi olduğu, hazırlanacak yiyeceğin ihtiyacına bağlıdır.
2. Kek Fanlı mı, Fansız mı Pişirilir?
Kek konusu, bu tartışmanın en çok karşılaşılan örneklerinden biridir. Geleneksel ev tariflerinde kekin çoğunlukla önceden ısıtılmış fırında, alt-üst ısıtma kullanılarak ve fansız ayarda pişirilmesi önerilir. Bunun temel nedeni, kek hamurunun pişme sırasında gaz üretimi, genleşme ve yapısının sabitlenmesi gibi aşamalardan geçmesidir.
Fan, sıcak havanın hareketini artırdığı için kekin yüzeyinin ve kenarlarının daha hızlı pişmesine neden olabilir. Bazı fırınlarda bu durum, kekin dış kısmının erken kabuk bağlamasına, yüzeyinin fazla kızarmasına veya nem kaybının artmasına yol açabilir. Ancak fanlı ayarda kekin kesinlikle kabarmayacağını söylemek de doğru değildir. Uygun sıcaklık, doğru tarif ve fırının özellikleriyle fanlı ayarda da başarılı sonuçlar alınabilir.
Örneğin, geniş ve sığ bir kek kalıbıyla pişirilen bir tarif ile derin bir baton kalıpta hazırlanan kek aynı şekilde davranmayabilir. Kalın hamur kütlesinin merkezinin pişmesi daha uzun sürerken dış yüzey daha erken renk alabilir. Böyle bir durumda sıcaklığın ve pişirme süresinin dikkatli ayarlanması önemlidir.
Evde kek yaparken uygulanabilecek pratik yaklaşım şudur:
- İlk denemede tarifin belirttiği ayarı kullanın.
- Tarif özel bir fanlı ayar önermiyorsa alt-üst ısıtma ve fansız pişirmeyi tercih edin.
- Fırın kapağını özellikle ilk pişme aşamalarında gereksiz yere açmayın.
- Pişme durumunu yalnızca üst renginden değerlendirmeyin; gerekirse kürdan testi yapın.
Burada benim yorumum şu: Kek konusunda fansız ayarı başlangıç noktası olarak almak mantıklıdır. Fakat aynı tarifi yıllardır fanlı ayarda yapıp başarılı sonuç alan birini de yanlış kabul etmemek gerekir. Fırınların sıcaklık dağılımı ve gerçek çalışma sıcaklıkları değişebilir. Önemli olan, kullanılan fırında tutarlı sonuç elde etmektir.
3. Börek, Poğaça ve Kurabiyede Hangi Ayar Daha İyi?
Böreklerde tercih, hamurun kalınlığına, iç harcın nemine ve istenen çıtırlığa göre değişir. İnce katmanlı bir börekte fanlı ayar, yüzeyin daha çabuk kurumasına ve çıtırlaşmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte, fanın fazla güçlü olduğu veya sıcaklığın yüksek tutulduğu durumlarda böreğin üstü erken kızarırken içi yeterince ısınmayabilir.
Poğaça gibi mayalı hamur işlerinde ise fansız alt-üst ayar, hamurun kabarmasına ve iç kısmının pişmesine yeterli zaman tanımak açısından iyi bir başlangıçtır. Fanlı pişirme de mümkündür; ancak yüzeyin erken renk alması ve nem kaybı kontrol edilmelidir.
Kurabiyelerde durum biraz farklıdır. İnce ve gevrek kurabiyeler için fanlı ayar, tepsi boyunca daha eşit kızarma sağlayabilir. Fakat tereyağlı, hassas veya yumuşak dokulu kurabiyelerde fanın etkisi tarife göre değişebilir. Kurabiyelerin boyutu, tepsinin rengi ve fırının sıcaklığı da sonucu etkiler.
Özellikle birden fazla tepsi kullanıldığında fanlı ayar avantaj sağlayabilir. Yine de bütün tepsilerin eşit pişeceği garanti değildir. Tepsilerin konumu, aralarındaki boşluk ve fırının hava dolaşımı önemlidir. Hava akışını engelleyecek biçimde tepsileri çok sık yerleştirmek, fanın sağladığı avantajı azaltabilir.
Burada şu soruyu sormak gerekiyor: Daha hızlı kızaran bir börek, gerçekten daha iyi pişmiş bir börek midir? Bence hayır. İyi sonuç yalnızca rengin güzelliğiyle değil, iç katmanların pişmesi, hamurun dokusu ve iç harcın sıcaklığıyla birlikte değerlendirilmelidir.
4. Et, Tavuk ve Sebzelerde Fan Kullanımı
Et, tavuk ve fırın sebzelerinde fanlı pişirme çoğu zaman kullanışlıdır. Hava dolaşımının artması, yüzeydeki nemin uzaklaşmasına ve kızarmanın gelişmesine yardımcı olabilir. Özellikle patates, havuç, kabak ve benzeri sebzelerde yüzeyin hafifçe kuruyup renk alması isteniyorsa fanlı ayar tercih edilebilir.
Ancak burada da önemli bir denge bulunur. Fanlı ayar, yiyeceğin yüzeyinden nem kaybını artırabilir. Küçük tavuk parçaları veya ince et dilimleri yüksek sıcaklıkta uzun süre pişirilirse kuruyabilir. Bu nedenle fan kullanımı, pişirme sıcaklığı ve süreyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bütün tavuk gibi büyük parçalar hazırlanırken dış yüzeyin kızarması, iç kısmın güvenli sıcaklığa ulaşmasıyla aynı şey değildir. Tavukta güvenliği yalnızca renginden veya suyunun berraklığından anlamaya çalışmak yerine, uygun bir gıda termometresi kullanmak daha güvenilir bir yöntemdir. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), tavuk dahil bütün kümes hayvanları için iç sıcaklığın 74 °C'ye (165 °F) ulaşmasını önerir.
Fırında sebze hazırlarken ise fanlı ayar özellikle aynı boyutta kesilmiş sebzelerde yararlı olabilir. Yine de tepsiyi aşırı doldurmak sebzelerin kızarması yerine buharda yumuşamasına neden olabilir. Sebzeleri tek kat halinde yaymak, aralarında boşluk bırakmak ve gerekirse pişirme sırasında karıştırmak çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Dolayısıyla et ve sebzelerde fanlı ayarın avantajı daha çok yüzeyin kızarması ve sıcak hava dolaşımıyla ilgilidir. Fakat etin yumuşaklığı, iç sıcaklığı ve sebzelerin istenen dokusu da en az dış görünüş kadar önemlidir.
5. Fanlı Fırında Sıcaklık Kaç Derece Düşürülmeli?
Fanlı ve fansız ayarlar arasında geçiş yaparken en çok karıştırılan konulardan biri sıcaklıktır. Bir tarifte 180 °C yazıyorsa fanlı ayarda da mutlaka 180 °C kullanılması gerektiği düşünülmemelidir.
Birçok fırın üreticisi ve tarif kaynağı, fanlı pişirmede sıcaklığın yaklaşık 20 °C azaltılmasını başlangıç noktası olarak önerir. Örneğin, fansız ayarda 180 °C olarak verilen bir tarif, fanlı ayarda yaklaşık 160 °C ile denenebilir. Bununla birlikte bu, her fırında ve her tarifte geçerli kesin bir fizik kuralı değildir.
Sonucu etkileyen unsurlar arasında şunlar bulunur:
- Fırının gerçek sıcaklığı ile ekranda gösterilen sıcaklık arasındaki fark.
- Fanın gücü ve fırındaki hava akışının tasarımı.
- Tepsinin malzemesi ve rengi.
- Yiyeceğin miktarı, kalınlığı ve başlangıç sıcaklığı.
- Tarifin nem oranı ve istenen son doku.
Örneğin, ince bir kurabiye tepsisiyle derin bir kek kalıbı aynı sıcaklık ayarına aynı tepkiyi vermeyebilir. Bu nedenle sıcaklığı düşürmek kadar pişme süresini gözlemlemek de önemlidir.
Benim önerim, tarifin hangi fırın ayarına göre yazıldığını öncelikle kontrol etmek ve üreticinin kullanım kılavuzunu dikkate almaktır. Fanlı ayarda ilk denemeyi daha düşük sıcaklıkta yapmak, ardından sonuçlara göre küçük değişiklikler uygulamak genellikle daha kontrollü bir yöntemdir.
6. Erkeklerin ve Kadınların Fırın Kullanımına Bakış Açısı: Veriler mi, Deneyimler mi?
Bu konuya biraz da insanların mutfakta karar verme biçimleri açısından bakmak istiyorum. Bazen fırın tartışmalarında erkeklerin sıcaklık, süre, enerji tüketimi ve teknik özellikler üzerinden; kadınların ise tarifin sonucu, aileden öğrenilen yöntemler ve yemek deneyimleri üzerinden konuştuğu yönünde yorumlar yapılıyor. Ancak bu ayrımı kesin bir kural gibi görmek doğru değil.