Eklem ağrılarına hangi bölüm bakar ?

Selen

New member
EKLEM AĞRILARINA HANGİ BÖLÜM BAKAR? ORTOPEDİ Mİ, ROMATOLOJİ Mİ?

Eklem ağrısı yaşayanlar bilir; bazen sabah yataktan kalkarken dizinizi bükmek zorlaşır, bazen parmaklarınızda bir tutukluk hissedersiniz, bazen de yürürken kalçanızdan gelen ağrı bütün gününüzü etkiler. İlk başta önemsemediğiniz bu şikâyetler zamanla merdiven çıkmayı, işe gitmeyi, ev işlerini yapmayı veya arkadaşlarınızla dışarı çıkmayı bile zorlaştırabilir. Peki böyle bir durumda hangi doktora başvurmak gerekir? Ortopedi mi, romatoloji mi, yoksa fizik tedavi bölümü mü?

Bu konuda forumlarda sık karşılaşılan sorulardan biri, eklem ağrısının doğrudan kireçlenme veya romatizma anlamına gelip gelmediğidir. Oysa eklem ağrısının nedeni; yaşa, ağrının başladığı zamana, etkilenen ekleme, geçirilmiş yaralanmalara ve eşlik eden belirtilere göre değişebilir. Bu nedenle doğru bölümü seçmek kadar ağrının nedenini anlamak da önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verileri, konunun ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Örgütün 2022 tarihli kas-iskelet sistemi bilgi notunda aktarılan 2019 yılı araştırmalarına göre dünya genelinde yaklaşık 1,71 milyar kişi kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarıyla yaşıyordu. Bu gruba eklem hastalıklarının yanında bel ve boyun ağrıları, kırıklar ve diğer kas-iskelet sistemi sorunları da giriyor. Dolayısıyla eklem ağrısı, yalnızca ileri yaştaki insanları ilgilendiren bir konu değil; çalışanları, spor yapanları ve gençleri de etkileyebiliyor. Kaynak: DSÖ, Musculoskeletal health. Dünya Sağlık Örgütü+1

1. EKLEM AĞRILARINA İLK OLARAK HANGİ BÖLÜM BAKAR?

Eklem ağrılarında en sık başvurulan iki uzmanlık alanı Ortopedi ve Travmatoloji ile Romatoloji bölümleridir. Ancak her ağrı aynı nedenle oluşmadığı için hangi bölümün daha uygun olduğu, belirtilerin özelliklerine bağlıdır.

Genel bir yol haritası şöyle düşünülebilir:

- Ortopedi ve Travmatoloji: Diz, kalça, omuz, dirsek, el ve ayak bileği gibi bölgelerdeki mekanik sorunlar, kıkırdak hasarları, menisküs ve bağ yaralanmaları, kırıklar, çıkıklar ve eklem kireçlenmesi gibi durumların değerlendirilmesinde öne çıkar.

- Romatoloji: Eklem şişliği, uzun süren sabah tutukluğu, birden fazla eklemde ağrı ve iltihaplı romatizma şüphesi gibi durumlarda önem kazanır.

- Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon: Hareket kısıtlılığı, kas güçsüzlüğü, kronik kas-iskelet sistemi ağrıları ve günlük hareketlerin yeniden kolaylaştırılması için değerlendirme yapar.

- Aile Hekimliği veya İç Hastalıkları: Ağrının kaynağı belirsiz olduğunda ilk değerlendirmeyi yapabilir ve gerekli branşa yönlendirebilir.

T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin bilgilendirmelerinde de Ortopedi ve Travmatoloji bölümünün eklem ağrıları, spor yaralanmaları, kireçlenme, kemik ve yumuşak doku sorunlarıyla ilgilendiği belirtiliyor. Romatoloji ise özellikle iltihaplı ve bağışıklık sistemiyle ilişkili romatizmal hastalıkların tanı ve tedavisinde görev alıyor. Sağlık Bakanlığı+1

Buradaki önemli ayrıntı şu: Eklem ağrısının bulunduğu yer tek başına hangi bölümün gerekli olduğunu belirlemez. Örneğin diz ağrısı hem menisküs hasarından hem kireçlenmeden hem de iltihaplı bir hastalıktan kaynaklanabilir. Bu nedenle ağrının nasıl başladığı ve hangi belirtilerle birlikte görüldüğü en az ağrının yeri kadar değerlidir.

2. ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ HANGİ EKLEM AĞRILARINA BAKAR?

Ortopedi ve Travmatoloji, kemikler, eklemler, kaslar, bağlar, tendonlar ve bu yapılardaki yaralanmalarla ilgilenir. Özellikle belirli bir hareketle artan, bir yaralanmanın ardından başlayan veya belirli bir eklemde yoğunlaşan ağrılarda bu bölümün değerlendirmesi yararlı olabilir.

Örneğin futbol oynarken dizini burkan bir kişinin menisküs veya bağ yaralanması yaşaması mümkündür. Uzun süre ayakta çalışan birinin diz ağrısı ise eklem kıkırdağı, kaslar veya ekleme binen yükle ilişkili olabilir. Benzer şekilde omuz ağrısı, kolu yukarı kaldırırken belirginleşiyorsa tendonlarla ilgili bir sorun söz konusu olabilir. Bunlar olası açıklamalardır; kesin tanı muayene ile konur.

Ortopedi bölümüne başvurmayı düşündürebilecek durumlar şunlardır:

- Düşme, çarpma veya spor yaralanması sonrasında ortaya çıkan eklem ağrısı.

- Diz, kalça veya omuz hareketlerinde belirgin kısıtlanma.

- Yürürken, merdiven çıkarken ya da ağırlık taşırken artan ağrı.

- Eklem kireçlenmesi şüphesi ve zamanla ilerleyen hareket güçlüğü.

- Menisküs, bağ, tendon veya kıkırdak hasarı şüphesi.

T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin ortopedi bilgilendirmelerinde de eklem ağrıları, menisküs yaralanmaları, bağ hasarları ve osteoartrit bu bölümün çalışma alanları arasında sayılıyor. Kaynak: Sağlık Bakanlığına bağlı hastane bilgilendirmesi. Sağlık Bakanlığı+1

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, her eklem ağrısının ameliyat gerektirmediğidir. Muayene sonucuna göre ilaç tedavisi, uygun egzersizler, fizik tedavi veya yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilir. Cerrahi tedavi ise ancak gerekli görülen durumlarda değerlendirilir.

Forumda sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri, ortopediye gidildiğinde doğrudan ameliyat önerileceği endişesidir. Oysa tedavinin amacı öncelikle ağrının kaynağını belirlemek ve kişinin hareket kabiliyetini korumaktır.

3. ROMATOLOJİ HANGİ DURUMLARDA DAHA ÖNEMLİDİR?

Romatoloji, özellikle iltihaplı romatizmal hastalıkların ve bağışıklık sisteminin eklemleri etkilediği durumların tanı ve tedavisiyle ilgilenir. Romatizmal hastalıklar yalnızca yaşlılarda görülmez. Genç yetişkinlerde de ortaya çıkabilir ve bazı türleri eklemlerin yanı sıra cilt, göz, akciğer veya diğer organları etkileyebilir.

Aşağıdaki belirtiler romatoloji değerlendirmesini gündeme getirebilir:

- Birden fazla eklemde devam eden ağrı ve şişlik.

- Sabahları eklemlerde belirgin tutukluk.

- El ve ayak parmaklarının küçük eklemlerinde ağrı.

- Dinlenmeyle tamamen geçmeyen, tekrarlayan eklem şikâyetleri.

- Eklem yakınmalarına eşlik eden açıklanamayan yorgunluk veya başka sistemik belirtiler.

Örneğin sabah uyandığında ellerini açmakta zorlanan, parmak eklemleri şişen ve günler boyunca benzer yakınmalar yaşayan bir kişi yalnızca yaşına bakarak kireçlenme tanısı koymamalıdır. Romatoid artrit gibi iltihaplı hastalıkların da değerlendirilmesi gerekebilir.

Birleşik Krallık'taki Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmelliği Enstitüsü (NICE), nedeni açıklanamayan ve devam eden eklem zarı iltihabı, yani sinovit bulunan yetişkinlerin uzman değerlendirmesine yönlendirilmesini öneriyor. Özellikle el veya ayakların küçük eklemleri etkilenmişse ya da birden fazla eklemde tutulum varsa, romatoid artrit şüphesinde hızlı yönlendirme önem taşıyor. Kan testlerinin normal çıkması veya romatoid faktörün negatif olması da gerekli uzman değerlendirmesini geciktirmemelidir. Kaynak: NICE, Romatoid artrit tanı ve tedavi rehberi. NICE+1

Bu bilgilerin pratik karşılığı oldukça önemli: Ağrı kesiciyle geçici rahatlama sağlamak, altta yatan iltihaplı bir hastalığın bulunmadığı anlamına gelmez. Benzer şekilde, romatizma tanısı yalnızca eklem ağrısına bakılarak konulamaz. Hekim, belirtileri muayene bulguları ve gerektiğinde kan testleri ile görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirir.

4. EKLEM AĞRISI VE KİREÇLENME HAKKINDA RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR?

Eklem ağrısını anlamak için yalnızca kişisel deneyimlere değil, araştırmalara da bakmak gerekir.

Dünya Sağlık Örgütünün 14 Temmuz 2023 tarihinde yayımladığı osteoartrit bilgi notuna göre, 2019 yılında dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişi osteoartrit ile yaşıyordu. Bu sayı, 1990 yılına kıyasla yüzde 113'lük artış anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, 1990'daki tahmini vaka sayısı yaklaşık 248 milyon düzeyindeyken 2019'da 528 milyona ulaşmıştı. Bu, küresel tahminlerin karşılaştırılmasıdır; tek başına artışın yalnızca hastalığın biyolojik olarak daha sık görülmesinden kaynaklandığını göstermez. Nüfus artışı, yaşlanma ve diğer risk etkenleri de önemlidir.

Aynı raporda osteoartritli kişilerin yaklaşık yüzde 73'ünün 55 yaşın üzerinde olduğu, yüzde 60'ının kadın olduğu belirtiliyor. Diz ise en sık etkilenen eklem olarak öne çıkıyor. Diz osteoartritinden etkilenen kişi sayısı 365 milyon olarak tahmin ediliyor. Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü, Osteoarthritis. Dünya Sağlık Örgütü+1

Bu verileri doğru yorumlamak gerekiyor. Örneğin osteoartritli kişilerin yüzde 60'ının kadın olması, her kadının eklem ağrısı yaşayacağı veya erkeklerin bu hastalıktan korunmuş olduğu anlamına gelmez. Veriler, belirli bir hastalığa sahip kişiler içindeki dağılımı gösterir.

Ayrıca kireçlenme yalnızca eklemin eskimesi olarak değerlendirilmemelidir. Eklem kıkırdağı, çevresindeki kemik, eklem zarı ve diğer dokular birlikte rol oynar. Yaş, geçmiş yaralanmalar, genetik özellikler ve vücut ağırlığı gibi etkenler hastalık riskini etkileyebilir.

Benim burada çıkardığım önemli sonuç şu: Ağrının yaygın olması, onu normal kabul etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Dünya genelindeki yüksek vaka sayıları, eklem şikâyetlerinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor; ancak bireysel tedavi kararı kişinin kendi belirtilerine ve muayene bulgularına göre verilmelidir.

5. ERKEKLER VE KADINLAR EKLEM AĞRISINI NASIL DENEYİMLİYOR?

Eklem ağrısının fiziksel etkileri kadar sosyal ve psikolojik sonuçları da var. Bununla birlikte, kadınların veya erkeklerin ağrıyla mutlaka belirli bir biçimde başa çıktığını söylemek doğru olmaz. Kişilik, çalışma koşulları, ekonomik durum, aile sorumlulukları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi etkenler cinsiyetten bağımsız olarak da belirleyici olabilir.

Pratik açıdan bakıldığında bazı kişiler şu sorulara odaklanıyor: Ağrı ne zaman geçecek? İşime devam edebilecek miyim? Merdiven çıkmak için ne yapmalıyım? Egzersiz yapabilir miyim? Ameliyat gerekir mi?
 
Üst