Oksijen Tesisleri kime aittir ?

Ela

New member
Oksijen Tesisleri Kime Ait? Sahiplik, İşletme Modeli ve Farklı Bakış Açıları

[color=]Oksijen Tesisleri Kime Ait? Önce Şu Ayrımı Yapmak Gerekiyor[/color]

Oksijen Tesisleri denildiğinde benim aklıma doğrudan İstanbul-İzmir Otoyolu üzerindeki o büyük dinlenme alanları geliyor. Özellikle Bursa, Balıkesir, Manisa hattında seyahat edenlerin mutlaka uğradığı, sadece benzin veya tuvalet ihtiyacının karşılandığı klasik dinlenme tesislerinden oldukça farklı bir yapıdan söz ediyoruz. Peki tabeladaki “Oksijen” markasının arkasında kim var? Bir markanın sahibi ile o markayı işleten şirket aynı şey mi? Bence tartışmanın en çok karıştırılan noktası da tam olarak burası.

Eldeki güncel ve kurumsal kaynaklara bakıldığında Oksijen Tesisleri'nin, İstanbul-İzmir Otoyolu'nu işleten Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. ile bağlantılı olduğu görülüyor. Otoyol A.Ş.'nin kendi internet sitesinde Oksijen Tesisleri, şirketin hizmet tesisleri arasında açıkça yer alıyor; ayrıca iletişim sisteminde “Oksijen Tesisleri” ayrı bir konu başlığı olarak bulunuyor.

Dolayısıyla “Oksijen Tesisleri tek başına bağımsız bir restoran zinciri mi?” sorusunun cevabı hayır. Bunlar otoyol işletme yapısının bir parçası olarak geliştirilen ve farklı ticari markaların bir araya getirildiği büyük hizmet alanları.

[color=]Oksijen Tesisleri'nin Asıl Sahibi Kim?[/color]

Burada “sahip” kelimesini iki farklı anlamda kullanmak gerekiyor.

Birincisi Oksijen markasının ve tesis operasyonunun kurumsal tarafı. Bu açıdan bakıldığında adres Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'dir. Şirket, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun yapımı, işletilmesi ve sözleşme süresi sonunda devredilmesi amacıyla 2010 yılında kurulmuş bir anonim şirkettir. Proje Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirilmiştir. Nurol'un 2025 yılı finansal raporlarında da Otoyol A.Ş.'nin bu amaçla kurulduğu ve Nurol İnşaat'ın şirkette yüzde 25,95 paya sahip olduğu belirtiliyor.

İkincisi ise Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin ortakları. Şirketin kuruluşundaki konsorsiyum Nurol, Özaltın, Makyol, Astaldi, Yüksel ve Göçay şirketlerinden oluşuyordu. Bu yapı hem Nurol'un kurumsal kaynaklarında hem de hukuki kayıtlarda açıkça görülüyor.

Ancak zaman içerisinde ortaklık yapısında değişiklikler yaşandı. Örneğin Nurol'un güncel finansal kayıtlarında Otoyol A.Ş.'deki payının yüzde 25,95 olduğu görülüyor. Otoyol A.Ş.'nin güncel kurumsal bilgilerinde ise yönetim kurulunda Nurol İnşaat, Özaltın İnşaat, Makyol İnşaat ve Göçay İnşaat temsilcileri yer alıyor.

Buradan çıkarılabilecek en net sonuç şu: Oksijen Tesisleri'ni tek bir kişinin veya tek bir markanın mülkü gibi değerlendirmek doğru değil. Oksijen, Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin otoyol üzerindeki işletme modelinin bir parçası.

[color=]Peki Tesislerdeki Mağazalar da Oksijen'e mi Ait?[/color]

İşin ilginç tarafı burada başlıyor.

Oksijen Tesisleri'nin içinde gördüğümüz restoranların, kafelerin, mağazaların veya akaryakıt markalarının tamamının Oksijen'in kendi şirketlerine ait olduğunu düşünmek yanlış olur. Oksijen modeli, çok sayıda farklı işletmeyi aynı ticari alan içerisinde buluşturuyor.

2022 yılında yayımlanan bir Ekonomim haberinde Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin 29 Oksijen tesisinde 160'ın üzerinde iş ortağıyla çalıştığı, 142 mağazanın hizmet verdiği ve perakendecilerle birlikte yatırım büyüklüğünün 250 milyon dolara ulaştığı aktarılıyordu. Aynı kaynak tesislerde yaklaşık 3.500 kişinin çalıştığını, yaz dönemlerinde istihdamın 6 bine kadar çıktığını belirtiyordu.

Yani Oksijen'in ekonomik modeli yalnızca “dinlenme tesisi işletmek” değil. Daha çok otoyol üzerindeki merkezi ticari alanları planlamak, işletmek ve farklı markaları burada buluşturmak üzerine kurulmuş durumda.

Bu nedenle bir Oksijen tesisinde kahve zinciri gördüğümüzde “bu marka Oksijen'e ait” demek ile “Oksijen bu markanın faaliyet gösterdiği alanı işletiyor” demek arasında ciddi fark var.

[color=]Erkeklerin Veri Odaklı Bakışı ile Kadınların Toplumsal ve Duygusal Bakışı Gerçekten Farklı mı?[/color]

Forumlarda bu tür konular tartışılırken ilginç bir ayrım ortaya çıkıyor. Bazı erkek kullanıcılar meseleyi daha çok şirket yapısı, yatırım büyüklüğü, ortaklık oranı, tesis sayısı ve işletme modeli üzerinden ele alabiliyor. Bazı kadın kullanıcılar ise aynı tesisi güvenlik, aile rahatlığı, çocuklarla seyahat, temizlik, çalışanların yaklaşımı ve yolculuk deneyimi üzerinden değerlendirebiliyor.

Burada önemli bir nokta var: Bunları biyolojik veya değişmez “erkek-kadın özellikleri” olarak görmemek gerekiyor. İnsanların eğitim düzeyi, mesleği, seyahat alışkanlığı, yaşadığı deneyimler ve aile sorumlulukları çoğu zaman cinsiyetten çok daha açıklayıcı. Dolayısıyla aşağıdaki karşılaştırmayı “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklinde değil, forumlarda görülebilen iki farklı değerlendirme yaklaşımı olarak okumak daha sağlıklı.

Örneğin veri odaklı yaklaşan bir kullanıcı şöyle düşünebilir:

“33 tesis varsa, tesis başına ortalama kaç işletme düşüyor? Yatırım hacmi ne kadar? Ziyaretçi sayısı nasıl değişti? Oksijen markasının gelir modeli nedir? Elektrikli araç şarj altyapısı ne durumda?”

Bu sorular son derece somut. Üstelik Oksijen'in güncel açıklamalarında Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu üzerinde 33 OHT tesisinde toplam 710 elektrikli araç şarj soketi ve 13 şarj operatörü bulunduğu belirtiliyor. Bu, işletmenin artık yalnızca geleneksel akaryakıt ve restoran hizmetlerinden ibaret olmadığını gösteren önemli bir veri.

Diğer taraftan toplumsal deneyime odaklanan bir kullanıcı şunu sorabilir:

“Çocukla gece yolculuğunda kendimi güvende hisseder miyim? Tuvaletler gerçekten temiz mi? Bebek bakım alanları yeterli mi? Yaşlı bir aile bireyiyle seyahat ederken tesisin fiziksel erişilebilirliği nasıl? Kalabalıkta çalışanlar yardımcı oluyor mu?”

Bence ikinci grup sorular da en az finansal veriler kadar önemli.

Çünkü bir dinlenme tesisinin başarısı yalnızca kaç kişi ağırladığıyla ölçülemez. İnsanların orada kendilerini nasıl hissettiği de işletmenin gerçek performansının bir parçasıdır.

[color=]Veriler Oksijen Modelinin Ne Kadar Büyüdüğünü Gösteriyor[/color]

Oksijen Tesisleri'nin ölçeğini anlamak için ziyaretçi verilerine bakmak oldukça ilginç.

2023 yılında Ekonomim'de yayımlanan bir haberde Kurban Bayramı döneminde Oksijen tesislerinin günlük 400 binin üzerinde ziyaretçi ağırladığı aktarılmıştı. Aynı haberde Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin işlettiği 446 kilometrelik otoyol üzerindeki 31 Oksijen tesisinden söz ediliyordu.

Bu rakamın olağan günlük ortalama olarak yorumlanmaması gerekiyor; söz konusu dönem bir bayram yoğunluğu. Fakat yine de tesislerin ölçeğini anlatmak açısından önemli.

Başka bir ifadeyle Oksijen artık sadece “yolda acıkınca uğranan yer” olmaktan çıkıp seyahat deneyiminin kendisinin bir parçasına dönüşmüş durumda.

Oksijen yöneticisi Alp Gürdil de tesislerin yeme-içme, perakende ve yöresel ürünleri bir araya getiren bir modele dönüştüğünü anlatmıştı. 2022 tarihli bir söyleşide tesislerin 446 kilometrelik İstanbul-İzmir güzergâhını adeta gastronomi rotasına dönüştürdüğünü ve tesislerdeki markalara yoğun talep olduğunu ifade etmişti.

[color=]Objektif Bakış Açısından En Önemli Nokta: Oksijen Bir “Tek Marka” Modeli Değil[/color]

Bana göre “Oksijen Tesisleri kimin?” sorusunun en yanlış cevaplanma biçimi, tesiste gördüğümüz herhangi bir markayı doğrudan Oksijen'in sahibi sanmak.

Daha doğru bir şema şöyle:

İstanbul-İzmir Otoyolu → Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. → Oksijen Tesisleri konsepti → farklı ticari işletmeler ve markalar.

Bu yapı franchising, kiralama, işletme ortaklığı ve ticari alan yönetimi gibi farklı ilişkileri barındırabilir. Bu yüzden tesisteki her restoranın veya mağazanın mülkiyetinin Otoyol A.Ş.'ye ait olduğu sonucuna varmak doğru olmaz.

Aynı şekilde Oksijen Tesisleri'nin “devlete ait tesisler” olduğunu söylemek de doğru bir tanımlama değildir. Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. özel hukuk tüzel kişisi olarak faaliyet gösteriyor. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararında da şirketin kamu kuruluşu niteliğinde olmadığı açıkça belirtiliyor.

Buradaki kamu tarafıyla bağlantı ise otoyolun Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında geliştirilmiş olmasıdır. Bu, şirketin kendisinin devlet kurumu olduğu anlamına gelmez.

[color=]Kadın Yolcuların Dikkat Edebileceği Toplumsal Boyut Neden Önemli?[/color]

Bir kadın sürücünün veya yolcunun Oksijen Tesisleri'ni değerlendirirken yalnızca fiyat ve ürün çeşidine bakmaması son derece anlaşılır.

Örneğin tek başına gece yolculuğu yapan bir kadın için aydınlatma, otoparkın görünürlüğü, güvenlik görevlilerinin varlığı, tuvaletlerin konumu ve kalabalığın niteliği önemli olabilir.

Çocuğuyla seyahat eden bir anne için ise bebek bakım alanı, çocuk menüsü, oturma düzeni ve tuvalet temizliği çok daha belirleyici hale gelebilir.

Fakat aynı ihtiyaçlar yalnızca kadınlara özgü değil. Tek başına seyahat eden bir erkek de güvenlik konusunda hassas olabilir; yaşlı babasıyla seyahat eden bir erkek de erişilebilirlik ve tuvalet temizliğini ilk sıraya koyabilir.

Dolayısıyla toplumsal boyutu “kadınların duygusal yaklaşımı” diye küçümsemek yerine, aslında hizmet kalitesinin kullanıcı deneyimi tarafı olarak değerlendirmek daha doğru.

[color=]Erkek Kullanıcıların Veri Odaklı Soruları da Konuyu Tamamlıyor[/color]

Öte yandan yalnızca kullanıcı deneyimine bakarak şirket sahipliği hakkında sonuca ulaşmak da mümkün değil.

Bir forum kullanıcısı “Ben her Oksijen'de kahve içiyorum, demek ki şirket çok başarılı” diyebilir. Fakat bu kişisel deneyimdir.

Veri odaklı değerlendirme ise daha farklı sorular sorar:

- Kaç tesis bulunuyor?

- Kaç ticari işletme hizmet veriyor?

- Toplam ziyaretçi sayısı nasıl değişiyor?

- Tesislerin yatırım tutarı nedir?

- Elektrikli araç şarj kapasitesi ne durumda?

- İstihdam etkisi ne kadar?

- Otoyol kullanıcılarının ne kadarı tesisleri kullanıyor?

- İşletmelerin sürdürülebilirliği nasıl?

- Tesislerin bölgesel ekonomiye etkisi ölçülebiliyor mu?

Bu sorular sayesinde kişisel izlenim ile kurumsal performansı birbirinden ayırabiliriz.

Örneğin güncel Oksijen açıklamasında 33 tesiste 710 şarj soketinin bulunduğunun belirtilmesi, elektrikli araç dönüşümünün tesislerin geleceği açısından artık önemli bir değişken haline geldiğini gösteriyor.

[color=]Oksijen Tesislerinin Bölgesel Ekonomiye Etkisi[/color]

Konunun çoğu zaman gözden kaçan tarafı ise yerel işletmeler.

Oksijen modelinde yalnızca ulusal veya uluslararası markaların bulunması değil, yöresel ürünlerin de tesislerde satılması hedeflenmişti. Otoyol yönetiminin açıklamalarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden yöresel lezzetlerin tesislere taşındığı ve bazı yerel markaların bu sayede daha geniş kitlelere ulaştığı belirtiliyor.

Bu modelin toplumsal açıdan önemli bir sonucu olabilir: Otoyol yalnızca insanları bir şehirden başka bir şehre götüren altyapı olmaktan çıkıp, farklı bölgelerin ürünlerinin tüketiciyle buluştuğu bir ticari kanal haline geliyor.

Burada yine iki farklı bakış açısı birleşiyor.

Veri odaklı kullanıcı için mesele “kaç marka, kaç mağaza, ne kadar satış?” sorusudur.

Toplumsal açıdan bakan kullanıcı için ise “küçük üreticiler görünürlük kazanıyor mu, yerel kültür korunuyor mu, büyük zincirlerin yanında küçük işletmelerin yaşama şansı var mı?” sorusu daha önemli olabilir.

İkisi birbirinin alternatifi değil; aynı ekonomik yapının farklı yüzleri.

[color=]Oksijen Tesisleri Hakkında En Çok Karıştırılan Noktalar[/color]

“Oksijen Tesisleri'nin sahibi Alp Gürdil mi?”

Hayır. Alp Gürdil, Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'de Oksijen Tesisleriyle ilgili genel müdürlük görevini yürütmüş/yürütüyor; şirket sahipliği ile yöneticilik aynı şey değil. Oksijen'in kurumsal iletişiminde de kendisi Otoyol A.Ş. Genel Müdürü olarak anılıyor.

“Oksijen Tesisleri Nurol'a mı ait?”

Tek başına Nurol'a ait demek doğru olmaz. Nurol İnşaat, Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin yüzde 25,95'ine sahip. Dolayısıyla Nurol önemli ortaklardan biri, ancak Oksijen'in tek sahibi olarak tanımlanamaz.

“Oksijen'deki bütün mağazalar aynı şirkete mi ait?”

Hayır. Oksijen modeli çok sayıda iş ortağını ve farklı markaları aynı tesislerde buluşturuyor.

“Oksijen Tesisleri devletin mi?”

Otoyol A.Ş. özel hukuk tüzel kişisi olarak faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla tesisleri doğrudan devlet işletmesi olarak tanımlamak doğru değil.

[color=]Benim Değerlendirmem: “Kime Ait?” Sorusundan Çok “Nasıl Bir Model?” Sorusu İlginç[/color]

Bence Oksijen Tesisleri hakkında asıl ilginç konu sadece kimin sahibi olduğu değil, Türkiye'de otoyol hizmetlerinin nasıl değiştiği.

Eskiden dinlenme tesisi denildiğinde akaryakıt, lokanta, market ve tuvalet akla gelirdi. Bugünkü Oksijen modelinde ise bunun yanında kahve zincirleri, mağazalar, yöresel ürünler, elektrikli araç şarj altyapısı ve daha geniş bir perakende deneyimi bulunuyor.

Bu nedenle Oksijen'i yalnızca “dinlenme tesisi” olarak tanımlamak biraz eksik kalıyor.

Bir tarafta şirket ortaklığı, yatırım, ziyaretçi sayısı, mağaza sayısı ve elektrik altyapısı gibi ölçülebilir göstergeler var. Diğer tarafta güvenlik, temizlik, ailelerin rahatlığı, yerel üreticilerin desteklenmesi ve yolculuk deneyimi gibi daha nitel konular bulunuyor.

Ve bana göre sağlıklı bir değerlendirme, bu iki tarafı birbirine karşı konumlandırmak yerine birlikte incelemeli.

Sonuç olarak Oksijen Tesisleri'nin işletme ve kurumsal yapısının merkezinde Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. bulunuyor. Şirket ise tek bir kişiye ait değil; farklı inşaat ve yatırım gruplarının ortak olduğu bir yapı. Nurol İnşaat'ın güncel payı yüzde 25,95. Oksijen tesislerinin içindeki ticari işletmeler ise farklı iş ortakları ve markalardan oluşuyor.

Şimdi asıl forum sorusu bence şu:

Sizce bir otoyol tesisini başarılı yapan şey daha fazla marka ve daha yüksek ziyaretçi sayısı mı, yoksa temizlik, güvenlik, fiyatların makul olması ve ailelerin rahat edebilmesi mi?

Bir de özellikle Oksijen'i sık kullananlara sormak isterim: Tesislerin büyük ve modern olması sizin için gerçekten daha iyi bir yolculuk deneyimi anlamına geliyor mu, yoksa küçük ve daha sakin dinlenme noktalarını mı tercih ediyorsunuz?

Kadın ve erkek kullanıcıların deneyimlerinin gerçekten farklılaştığını düşünüyor musunuz, yoksa belirleyici olan asıl faktörün yaş, aile yapısı, tek başına seyahat etme durumu ve yolculuk alışkanlığı olduğunu mu düşünüyorsunuz?

[color=]Kaynaklar[/color]

- Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. resmi kurumsal bilgileri ve hizmet tesisleri: Otoyol A.Ş.

- Otoyol A.Ş.'nin Oksijen Tesisleri iletişim kaydı: Otoyol A.Ş.

- Nurol Holding / Nurol İnşaat finansal raporları: Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'de yüzde 25,95 pay bilgisi.

- Nurol Holding: Otoyol A.Ş.'nin kuruluşu ve kurucu ortaklar.

- Uyuşmazlık Mahkemesi kararı: Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.'nin hukuki statüsü ve Yap-İşlet-Devret modeli.

- Ekonomim: Oksijen Tesisleri'nin yatırım, iş ortağı, mağaza ve istihdam verileri.

- Oksijen Tesisleri'nin güncel açıklaması: 33 tesis, 13 şarj operatörü ve 710 elektrikli araç şarj soketi.

Kaynakları Metin İçinde BağlaCinsiyet Karşılaştırmasını Daha Dengeli Kur

Kaynakları Metin İçinde Bağla

Cinsiyet Karşılaştırmasını Daha Dengeli Kur

Sahiplik ve İşletmeyi Tabloyla Ayır
 
Üst